Vampir Akademisi Film Yorumu ( -?- )


İlk önce Vampir Akademisi filmi için yorumlarımın ve eleştirilerimin pek hoş olmadığını söyleyebilirim. Afişi ve fragmanı ilk gördüğüm an bende tamamen büyük bir hayal kırıklığı yarattı. O fragman nedir? Afişteki o renkler nedir? Bu kıyafetler nedir böyle? Şaka mı yapıyorsun "Richelle Mead" dedim. Bu kadar güzel bir seriyi neden mahvediyorsun? Neden böyle bir yere bu senaryoyu sattın Richelle neden? Daha işi bilir bir yönetmene çektirtsen bu filmi daha güzel bir sonuç alabilirdin. Eğer sizde benim gibi "Rose" hayranlarındansanız bu yorumumu hiç okumamanızı dilerim. Bu filmi o kadar büyük bir heyecan ile bekliyordum ki,oyuncular her kim olursa olsun az da olsa bir umudum vardı. Filmi sinemada izlemedim. Sabır ile DVD çıkana kadar bekledim ve yorumları takip ettim. Herkesin fikri değişik olur,benimde değişir diye düşündüm. Belki izleyince ben beğenebilirim diye aklımdan geçirdim. Keşke filme giden arkadaşlarımın yorumlarını göz önüne alsaymışım, benim için tamamen vakit kaybı olan 104 dakika oldu. Filmi izlerken sinirden deliye döndüm. Olaylar çok hızlı geçip gitti. Her sahnede biraz umudum vardı. Bu sahne kesin böyle olmuştur,bu sefer doğrudur söylenip durdum kendi kendime. Filmi evde kız kardeşim ve arkadaşım ile birlikte izledik. Üçümüz'ünde şaşkınlığını tahmin edersiniz herhalde. Bizim için bu film daha ilk baştan tam anlamıyla bir hüsrandı.

Böyle bir motor sahnesi olmamasına rağmen bu sahneyi koyarak ne elde etmeye çalıştılar? Açıkçası hiçbir fikrim yok... Ne kadar gereksiz ve saçma bir sahne olmuş. Tamam arkadaş kitaptan uyarlama yapıyorsunuz ama biraz kitaba da bağlı kalsaydınız sizce daha iyi olmaz mıydı? Her şeyi anladım da neden filmi Mark Waters çekti arkadaşım. Sanki fantastik bir film değil de bildiğin "Kötü Kızlar" ve "Çılgın Cuma" komedi filmlerini izlemiş gibi oldum. 



 


Rose, benim bildiğin harbi Türk kızı olarak anlatılıyor. Ama gelin görün ki; filmde Türk kızından eser yok hatunda ne bir çekicilik var ne de Rose uygun bir mizaç! Bu nasıl bir seçimdir. Zoey'in çoğu dizideki oyunculuğunu beğenirim fakat bu filme gitmemiş. Ama 'oyunculuk bakımından' filmi götüren kişi de Zoey olmuş. Keşke Sophia Bush'u seçip sonradan değiştirmeseydi o zaman "İşte Rose bu!" diyebilirdim. Hatta birçok 20 yaş üstü izleyici grubu bunu söyleyebilirdi. Kusura bakmayın arkadaşlar... Yalan söyleyerek elime bir şey geçmez. Rose'u anlatırken kalçalı göğüslü tam bir Türk hatunu olarak tanımlamış yazarımız. Rose için bahsedilen o Tanrısal güzellik nerede? Ama hiçbir şey bu filmde yok! Filmdeki çoğu oyuncu duyulmamış oyuncular. Lisa: Lisa karakteri Rose'dan daha berbat. Bu mudur hayalindeki Lisa,Richelle? Masum ve yumuşak huylu o güzelim Lisa'yı bir tek ben mi göremedim yoksa? Dimitri : Bana sorarsanız dünya'da Dimitri gibi bir adam yok arkadaş! Kitapta anlatılan Dimitri, öyle afet bir adam ki bakmaya korkuyorsunuz. Dimitri'de anlatılan zarafet ve kalıbı ben Danila'da bunu göremedim. Antrenman sahneleri zaten vasatın altında bu insanlar kaç ay çalıştı kardeşim. Kaç ay ders aldılar. Hareketleri bile eşit zamanlı değildi. Açıkçası dövüş sahnelerinde biraz daha ciddiyet beklerdim ama maalesef o da beklentimin çok çok altındaydı.


Belki de birçok detayı (1-2-3) kitaptan harmanlayıp bu filme sıkıştırdıkları için o duyguyu ben alamamış olabilirim. Olayları o kadar sığ ve yapmacık ele almışlar ki, insana izlemesem de olurmuş cevabını yansıtmışlar. Film boyunca sinirden bol bol güldüm. Özellikle Kirova'ya. O yüzden gerçekten hepsine teşekkür ediyorum buradan. İnternet'te yazılan yorumlara bakınca açıkçası kendi film zevkimden şüphe duydum. Ne sanat var ne helal olsun dedirtecek bir unsur. Vampir filmine komiklik katmaya çalışmak ne alakadır.



Bir kere filmde bir aşk sahnesi göremedim. Bu da kendimden şüphelenmeme neden oldu. Kitabı mı yanlış okudum, diye düşündüm. O dillere destan Rose ve Dimitri yakınlaşması hiç ateşli bir sahneyi yansıtmıyor. ancak bu kadar komik olabilirdi. Şaka mısınız, gerçekten? Bu ne kadar saçma sapan bir sahneydi. Rose ve Dimitri'nin kulübe sahnesinin olmasını dilerdim.  Bana göre kesinlikle bu karakterlere yakışan oyuncular Sophia Bush ve Ben Barnes olmalıydı.

 

Hele Lisa'nın Kraliçe Tatiana ile sergilediği konuşma bana göre tam anlamıyla rast gele çekelim olsun bitsin dedirten bir sahneydi. Vasatlıklar yazmakla bitmez dedirtecek cinsten fazlasıyla bulunmakta. Filmi bütün olarak değerlendirecek olursam benim bu kadar yıldır beklememe değmeyen bir film olmuş. Tam anlamıyla hayal kırıklığı yaratan bir filmdi. Daha dikkatle ve özenle daha güzel bir sonuç çıkarılabilirdi. Benden aldığı puanı 10 üzerinden değerlendirecek olsam o da filmde emeği geçenler için 10/3 puan olurdu.





No comments:

Powered by Blogger.